ADIYAMAN

“Adıyaman’a Dair Hayallerim Var”

AK Parti Adıyaman Milletvekili Aday Adayı H.Yusuf Durmuş’la aday adaylığını, seçim sürecini ve hedeflerini konuştuk.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Aday Adayı H.Yusuf Durmuş, esnaf bir babanın ve Tekel işçisi bir annenin beşinci çocuğu olarak 29 Şubat 1976 tarihinde Adıyaman’ da dünyaya geldi. İlk ve Orta Öğrenimimi, Adıyaman Atatürk İlkokulu, Adıyaman İmam Hatip Ortaokulu ve Adıyaman Lisesinde tamamladı.

Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden 2001 yılında mezun oldu. Sakarya Üniversitesi Yapı Ana Bilim Dalında, Depremde Hasar Gören Yapıların Güçlendirilmesi konusunda Yüksek Lisans Eğitimimi 2004 yılında tamamladı. Aynı yıl Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Yapı Malzemesi Ana Bilim Dalında Doktora programına başladı. 2005 yılında doktora eğitiminden ayrılarak Adıyaman’a döndü. Bu tarihten itibaren kendi firmasında İnşaat ve Mühendislik alanında mesleki faaliyetlerini sürdürdü. Durmuş, evli ve iki çocuk babasıdır.

Üniversite yıllarından itibaren, çeşitli STK’larda aktif görevler alan Durmuş, çeşitli STK’larda yöneticilik yaptı. AK Parti kuruluşundan itibaren kendi tabiriyle “neferi ve gönüllüsü” olarak yer aldı. AK Partinin 4. Olağan Kongresinde parti kurullarında görev alma fırsatı buldu. Tanıtım ve Medya Sorumlusu İl Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda İl Eğitimcisi olarak görev yaptı. AK Parti’de, parti ve il başkanlığı adına basın ve medya faaliyetlerini sürdürdü. 2014 yılında Yerel Seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı Seçiminde yapılan çalışmalarda aktif şekilde görev aldı.

Durmuş, mühendislik ve siyasetin yanı sıra Adıyaman yerel basınında siyasi ve ülke gündemiyle ilgili makaleleri de yayınlandı.

 

Siyaset, insana hizmet aracıdır

Söyleşimize klasik soruyla başlayalım; neden siyaset?

Siyaset insana hizmet etmede önemli bir yol olduğu için siyasete girdim. Yaşadığımız topluma bir borcum olduğunu düşünüyorum. Elbette herkesin yaşadığı topluma bir borcu var ve herkes bu borcu farklı çabayla ödemek ister. Ben de siyaseti, doğup büyüdüğüm, ferdi olmakla gurur duyduğum, içinde yaşadığım ve çocuklarımın da yaşamasını istediğim bu eşsiz şehrin bir adım ileri gidebilmesi için tercih ettim.

 

Amaç, hep bir artı katmak mıdır?

Tabii ki. Herkes yaşadığı yere, topluma bir değer katmak ister. Ancak herkes bu çabayı gösterirken, kendi ufku ölçüsünde, eğitimi ölçüsünde, bilgi ve birikimi ölçüsünde, hatta dünya görüşü, bakış açısı ölçüsünde yapabilir.

 

Adıyaman için çok çaba gerekiyor.

Adıyaman, hem sosyal, hem kültürel ve hem de ekonomik anlamda Türkiye ortalamasının altında bir il. Ama aslına bakarsanız bütün Türkiye çapında nüfus toplamı 1.450.000 olan, yani ülke nüfusunun yüzde 2’ sini oluşturan bir il. Ama yıllarca hizmetler ve ekonomik gelirler bakımından ihmal edildiği için yoğun nüfus göçü vermiş ve buna bağlı olarak bir kısır döngüye girmiş ve gelişimi sınırlanmış. Şimdi ise bu açığı kapatmak için daha çok çaba gerekiyor.

 

7 Haziran’da yapılacak seçimlerde, milletvekili adayı olmak isteyen 89 adaydan birisisiniz. Düşünüyorum da, seçme bende hakkı olsaydı ve sadece bir kişi seçecek olsaydım, bu isim, neden siz olasınız, sizin diğer aday adaylarından farkınız ne?

Öncelikle genç olmanın dinamizm açısından önemli olduğunu dikkate alacağınızı umardım. Sonra teknik eğitim almış olmam dolayısı ile proje odaklı düşünme becerisinin hizmet üretmede önemli kriterler olduğunu bilerek bir tercihte bulunmanızı beklerdim. Özellikle gelişme bakımından yeterli seviyede olmayan her il için bunun önemli olduğunu eklemek isterim.

 

Temayül yoklamasından sonra özellikle sosyal medyada, birçok aday adayının “birinci” olduğu söylendi durdu. Sizin bu konuda düşünceniz nedir, bir sıralama verebilir misiniz?

Doğrusu aday adaylığı konusunda erken karar vermedim, son başvuru gününde Ankara’da idim ve orada başvurdum. Süre az olunca hem sosyal medyada, hem yazılı veya görsel basında, billboardlarda yer almadım. Bu kısa sürede teşkilat ziyaretleri, ilçe ve belde ziyaretleri ile destek talebinde bulunduk. Bir haftada yoğun bir performans gösterdik. Bize verilen destek oldukça memnuniyet verici idi, bunun temayüle de yansıdığını düşünüyorum ama tabi ki bir sıralama veremem. Sıralama vermeyi de uygun bulmuyorum. Genel Merkezimizin açıklamadığı bir temayülün sıralaması hakkında bilgiye dayalı olmayan ifadeler ile yapılan yorumlar ancak bir algı oluşturma çabasıdır. Bizim temayül oylaması ile ilgili çalışmalarımız sırasında aldığımız olumlu tepkiler ışığında, yeterli bir sonuç aldığımızı düşünüyorum. Bize destek veren herkese yürekten teşekkür etmeyi de bir borç biliyorum.

 

Çözümsüzlüğün kimseye faydası olmaz

Türkiye sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bir tarafta barış için beklentiler, bir tarafta devam eden çözüm süreci, yine yeni anayasa beklentisi ve elbette Ergenekon ve Paralel yapılanmalarla mücadele var. Dışarıda da yüklü sorunlarımız var. Suriye’de devam eden bir savaş, komşularımızla ilişkiler ve kendi içlerindeki sıkıntılar.. Böyle bir zamanda milletvekili aday adayı oldunuz. Bu kadar karmaşanın içinde sizce ülkenin çözülmesi gereken en önemli sorunu nedir?

Her kesimde var olan ve bazen dozu artan güvensizliğin ortadan kaldırılması lazım. Bunu çözüm sürecinde de sıkça gördük, paralel yapılanmada da, yeni anayasa çalışmalarında da. Kendi iç barışını sağlamış olan ve fertleri tarafından güven duyulan ülkeler dışarıdan yapılacak her türlü müdahale ve oyuna karşı dirençli ve sağlam bir tutum sergiler.

Türkiye sadece bugün zor bir süreçten geçmiyor, Ak Parti hükümetleri, hukukun, evrensel düzeyde kabul görmüş birey haklarının ve milletimizi meydana getiren tüm unsurların hakkını ve hukukunu teminat altına alacak olan düzenlemeleri getirmeye çalıştıkça içeriden ve dışarıdan çok çeşitli direnç unsurlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı. AK Parti hükümeti işbaşına geldiğinden bu yana tam demokrasiye geçme mücadelesi veriyor ve bu, birilerini rahatsız ediyor.

Bugün, 28 Şubat’ın inanca baskısı yok, darbe dönemlerinin, insanları terörize eden baskısı yok ama iç barıştan, hukukun egemen olmasından rahatsız olan kesim çok. Ve ne yazık ki bu ülkede barış olmasın diyenler hala var. Çözüm için büyük risk alan AK Parti hükümetine acımasız eleştiriler yöneltiliyor. Bu riski, bugüne kadar hiçbir iktidar almadı. Çözüm için irade bile çözüme katkıdır.

Ülkede barışın olmaması, bir iç kargaşanın hâkim olması ve devam eden kavganın sürmesi, bu ülkede kimseye yarar getirmedi. Çözümsüzlüğün ne Kürtlere, ne Türklere bir faydası olmadı. Bugüne kadar ülkenin en önemli kaynakları bu soruna harcandı ve ülkenin gençleri de bu sorunla hayatını kaybetti. Yıllar yılı açılan bu tahribat, yeni tahribatlarla çözülmeye çalışıldı. Mesela bugün çözüm sürecinde bir kesimi temsil ettiğini öne süren bir parti var. Çözüm sürecin tıkamak için her fırsatta, onbinlerce genci, eğitimden, sosyal yapıdan, kültürden ve toplum bilincinden yoksun bırakma pahasına sokağa sürmekte. Masum çocukların geleceklerinin kararması pahasına giriştiği mücadelenin kaybedeni şüphesiz o çocuklar olacaktır. Oysa sorarsanız bu parti kendisini geleceğini tükettiği bu halkın savunucusu, müdafisi olarak görür.

Toplumun tüm kesimleri, kendilerini evrensel hukuk kuralları içinde ifade edebilmeli ve herkes kendisini bu ülkenin bir ferdi olarak görmelidir. Çözüm süreci, bu açıdan nihayete ermeli ve bu ülkede barış havası hâkim olmalı, sevgi ve saygı yerleşmelidir. Ortadoğu coğrafyasında hüküm süren kaos ortamı dikkate alınarak ülkemizin iç barışına bakıldığında bunun önemi ve gerekliliği çok daha iyi anlaşılmaktadır.

 

Milletvekilinin teknik eleman olması neden önemli?

Adıyaman, sanayi, tarım, turizm, kentleşme ve ulaşım gibi verilerde, potansiyelini verimli kullanamadığı için bir teknik bakış açısının, mühendis elinin bu kente dokunması gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu şehirde eksiklerin çokluğu dikkat çekiyorsa, bu şehrin teknik bir bakış açısına da ihtiyacı var demektir.

Adıyaman kalkınmada gelişimini tamamlamış veya ülke ortalamasının üstünde olsaydı, teknik bir bakış açısı yerine, siyasi, kültürel, entelektüel kimliği olan bir temsilci şehre bir katma değer verirdi şüphesiz. Ancak bu ekonomik ve kalkınma göstergeleriyle yatırımların izlenmesi ve sürdürülebilirliği için bu görevi şahsen çok önemsiyorum.

 

Ama siz belediye başkanlığına aday değilsiniz. Ağırlıklı olarak yasama görevi üstlenecek milletvekilliğine aday adayı oldunuz.

Tabi ki. Herkes de bilir ki, milletvekillerinin esas görevi yasamadır ama bizim gibi şehirlerde milletvekilinden beklenen o şehre kattıklarıdır. Sizler bir gazeteci olarak halkımızın, Milletvekillerinin Meclis kürsüsünde konuştuklarıyla mı yoksa kente dönük beklentileri ne ölçüde karşıladıklarıyla mı ilgilendiğini hepimizden daha iyi gözlemliyorsunuz şüphesiz.

Bu anlamda tabi ki biz belediyeye talip olarak ortaya çıkmadık ama takdir edersiniz ki, bu şehrin ihtiyaçları, belediye hizmetleriyle sınırlı değil. Mesela bir tarımsal sulama hizmeti veya demiryolu eksikliği, çevre illerle henüz istenen standarda kavuşmamış yollarla ilgili projeler, kamu kurum ve kuruluşlarının yatırımları, vs. belediyenin görev alanında olmadığını sizler de takdir edersiniz. Belediye görev tanımında olan işlerde de yatırım ve hizmetlerin önünü açmak için katkı sunmak Milletvekilinin görevi değil midir?

 

En önemli sorun işsizliktir

Adıyaman’ın başlıca ve çok kısa sürede çözülmesi gereken birkaç sorununu sıralayabilir misiniz?

Öncelikli sorunumuz işsizliktir. Ancak, işsizliği geçici çözümle değil, kalıcı çözümlerle gidermek gerekir. Mevsime bağlı işler, işsizliği önlemediği gibi, yoksulluğu da önleyememektedir. Bu nedenle işsizliği, kalıcı, sürdürülebilir ve devamlılığı olan iş alanlarıyla çözebilirsiniz. Sadece bugüne yönelik değil, bundan sonraki kuşaklar için de işsizliğe çare olacak projeler üretmek gerekiyor. Örnek verecek olursam bir inşaat hamlesi başlatırsınız ve bütün sektörlerde üç yıl, beş yıl işsizliği önlersiniz ya sonra? Bunun için bütüncül, sürdürülebilir ve sürekliliği olan iş alanları oluşturmamız lazım.

Adıyaman’ın en önemli ve acilen çözülmesi gereken ikinci sorunu ise tarımsal sulamadır. Bu, aynı zamanda doğrudan işsizliği de önleyen bir çözümdür ve şehrin ekonomisini de ciddi şekilde düzeltecek bir çözümdür. Adıyaman, daha çok kırsalda yaşayan bir kenttir. Toplum olarak tarımla ve tarıma bağlı bir yaşantımız ve geçimimiz var. Bu açıdan tarımın ve özellikle de sulu tarımın ne kadar önemli olduğunu çiftçi de bilir, esnaf da bilir, işçi de bilir, işveren de… Tarımda, rekolteyi o yıl yağacak yağmurun belirlediği ve birkaç ürün çeşidine dayalı bir tarım politikasıyla çiftçi kalkınamaz. Ancak, sulu tarımla, kontrollü olarak, çok çeşitli ürün yetiştirmek mümkün. Takdir edersiniz ki, bunu sağlanması halinde, Adıyaman’a çok ciddi bir kaynak girecek ve bir döngü olacak. Devam eden sulama yatırımlarının bitirilmesi ve yenilerinin de planlanması gerekir. Tabi bu arada çiftçiye teknik desteğin de artması gerekir.

Üçüncü ve acilen çözülmesi gereken sorunun ise sanayi olduğunu düşünüyorum. Özellikle teşvik modelinde beşinci bölgeden altıncı bölgeye alınma çalışması olduğunu basından duyuyoruz ve bunun acilen gerçekleşmesi gerekir.

Dördüncü olarak Adıyaman toplamda sekiz milyon nüfusun merkez noktasında yer almaktadır. Ve bu merkezden en uzak komşu il bir buçuk saatlik bir mesafededir. Ulaşım imkanları ve standartları artırıldığı zaman Adıyaman çevresindeki beş ilin tedarik merkezi olacaktır. Özel teşebbüsün adeta bir bölge deposu gibi hizmet verecek olan şehrimiz, Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır’ ın ortasında her noktaya 80 km ile 150 km arasında yakınlıkta bir ticari merkez haline kısa sürede kavuşacaktır. Malatya – Şanlıurfa arasının 180 km gibi bir mesafeye inecek olması toplu taşımada yeni ulaşım güzergahlarının doğmasına vesile olacaktır.

Ulaşımla ilgili olarak, Nissibi Köprüsü ile Kahta arasına yapılacak olan yeni yolun 18 km lik bir hat ile Sincik’e, buradan da 15 km lik bir hat ile Çelikhan’ a bağlanması bu ilçeleri birer kör nokta olmaktan çıkaracaktır. Böylece Diyarbakır – Malatya yolunun şu andaki 256 km olan uzunluğu 180 km mesafeye düşecek ve elde edilen bu tasarruf ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır. Yine bu ilçelerin özellikle doğal ürünler bakımından zengin çeşitliliğinin tanıtım ve pazarlamasına da katkı sağlayacaktır. Ayrıca her seçimde Partimize rekor destek veren şampiyon ilçemiz Sincik de bu vefa ve samimiyetinin ödülünü almış olacaktır.

Beşinci olarak da turizmden yeteri kadar fayda sağlanamaması bir sorun olarak karşımızda duruyor. Bunun en temel nedeni, az önce bahsettiğimiz gibi şehrin ulaşım imkanlarının kısıtlılığı. Çünkü Adıyaman, tek noktadan girilen ve aynı güzergahtan çıkılan bir kent. Dolayısıyla bu konumumuz, tur firmaları için ekonomik değil. Çünkü özellikle kültür turizmi yapan tur firmaları, sadece bir ile tur düzenlemiyor. Farklı illeri de kapsayan bu gezilerde, ulaşım kolaylığı, konaklama ve yemek çok önemli. Nissibi Köprüsünün faaliyete geçmesiyle ulaşımdaki bu zorluk, önemli ölçüde azalacak.

Turizm potansiyelimizin tam anlamıyla ortaya çıkması ve bunun gelire dönüşmesi için, turistik yerlerde, fiziki şartlar iyileştirilmeli ve nitelikli personel istihdamıyla hizmet kalitesi artırılmalıdır. Turistik amaçla kentimize gelen misafirlerimiz, danışmanlık ve hizmet sektöründe yeterli kaliteyi bulabilmelidir. İletişim çağında, sosyal medyanın yaygın kullanıldığı bir zamanda bir turist, sosyal medya aracılığıyla aldığı her hizmetin kalitesini milyonlara ulaştırma imkanına sahiptir.

 

Vatandaşın sorunu çözülürse kapı kapı dolaşmaz

Ulaşılabilir bir vekil olduğunuzu da söylüyorsunuz, bunu nasıl başaracaksınız yoksa sadece seçim sürecinde söylenmiş bir söz olarak mı kalacak?

Ulaşabilir olmaktan ne anladığınıza bağlı. Kuşkusuz bir milletvekilinin sadece bölgesiyle ilgili görev alanı yok, yasama ve meclis çalışmaları da var. Bazen sabahlara kadar süren genel kurulları izliyoruz. Ulaşabilir olmak, bir sistem oturtmaktır, vatandaştan gelen sorunları kabul etmenin yanında, çözüm ve dönüşünü sağlamaktır. Elbette telefonum kapalı olmayacak ama ondan önce bir sistem kurmak gerektiğini düşünüyorum.

Kurumlar arası diyalog ve kamu kurumları ile vatandaş arası iletişimin sağlıklı yürümesini temin ettiğiniz taktirde emin olunuz ki vatandaş sorununu çözmek için milletvekilini aramak zorunda kalmayacaktır. Ya da vasıflı vasıfsız bir taşeron işçisi alımında kurumların, müracaat edenlerin sosyo ekonomik durumuna, kabiliyetine, aile durumuna bakarak personel alımını gerçekleştirmesini sağladığınızda yani adaleti tesis ettiğinizde, vatandaş kapı kapı dolaşıp, derdini anlatacak yer aramayacaktır.

Yani kısaca temsil noktasında adaletli davranıldığı zaman, vatandaşın milletvekillerine ulaşarak, sorununa çare arama sayısı da azalacaktır.

 

Ankara’da, Adıyamanlı bürokrat sayısının arttırılması gerektiğini söylüyorsunuz ama bu sayı arttıkça seçimlerde rakibiniz de artacak demektir. Çünkü en çok eleştirilen veya bahane olarak sunulan konu, Ankara’ya giden bürokratların hemen vekillik için aday adayı olması. Sizin böyle bir endişeniz olacak mı?

Benim öyle bir endişem olmaz. Çünkü biz hizmet odaklı siyaset yapacağımızı söylüyoruz.

Bizim Ankara’daki bürokrat sayısını arttırma hedefimizin özü şudur; Bu şehirde yetişmiş, bu şehrin nitelikli evlatları, kendi şehirlerine de katkıda bulunsunlar. Bunun örneğini birçok ilde görüyoruz. Adıyamanlı bürokratlar, Adıyaman’a yapılacak yatırım ve projelerde, en azından bürokratik engelleri kaldıracaklar.

Kurumlar, projelerinin takibi ve yatırımların daha kısa sürede kente gelmesi için yine kapı kapı dolaşmayacak, milletvekilleriyle kurumları gezmeyecekler. Kısacası, Adıyaman’ın her kurumda bir veya birden çok vekili olmuş olacak.

Bunu sağladıktan sonra Ankara’da Adıyaman’ lı bürokratlar arasında bir istişare mekanizması kurulması gerekir. Böylece bütün kurumlarda, Adıyaman’a gelebilecek yatırımlardan haberdar olur ve bu yatırım ve ödeneklerin gelmesi kolaylaşır.

Şehrine katkı sağlayan bu insanlarımız, gün geldiğinde milletvekili aday adayı olacaksa da olsun, ne mahsuru var.

 

Aday olursanız, seçimlerde milletvekili olmak için halktan oy isteyeceksiniz. Ama eğer aday gösterilemezseniz, siyasete devam mı edeceksiniz, tamam mı diyeceksiniz?

Daha önce AK Parti yönetimindeydim. Yeni dönemde teşkilat yapılanmasında kendi isteğimle yer almadım. Aday olamadığım takdirde, partimin vereceği görevleri yerine getirmede ve üyelere açık parti çalışmalarında yer alırım ama aktif siyasette yer almam, çünkü teşkilatta bir görevim yoktur. Aksi durumun parti teşkilatında görevli arkadaşlara saygısızlık olacağı düşüncesindeyim.

 

Son sorum, 7 Haziran seçimlerinin sonucu olsun. Adıyaman, beş milletvekili için sandığa gidecek, AK Parti kaç vekil çıkarabilir?

Kesinlikle beş milletvekilini de AK Parti alacaktır. Bundan hiçbir tereddüdüm yok. Bunu duygusal bir yaklaşımla söylemiyorum, partizanca da konuşmuyorum. Halkımızın paralel yapı ve çözüm sürecinde yaşanan olayları dikkate alarak ve Yerel seçimlerde elde ettiğimiz başarıyı da göz önünde bulundurarak bu kanaatimi samimiyetle paylaşmak istiyorum

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu