<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cumali balıkçıoğlu Archives - Gerger Postası</title>
	<atom:link href="https://www.gergerpostasi.com/tag/cumali-balikcioglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gergerpostasi.com/tag/cumali-balikcioglu/</link>
	<description>Doğru ve Hızlı Son Dakika Haberin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Jan 2021 20:12:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/06/cropped-FAVİCON-32x32.png</url>
	<title>cumali balıkçıoğlu Archives - Gerger Postası</title>
	<link>https://www.gergerpostasi.com/tag/cumali-balikcioglu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sular Altında Kalan Cennet/Kılık Köyü.</title>
		<link>https://www.gergerpostasi.com/sular-altinda-kalan-cennet-kilik-koyu/</link>
					<comments>https://www.gergerpostasi.com/sular-altinda-kalan-cennet-kilik-koyu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gergerli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2020 11:26:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GERGER]]></category>
		<category><![CDATA[cumali balıkçıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gerger]]></category>
		<category><![CDATA[surmanset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gergerpostasi.com/?p=4830</guid>

					<description><![CDATA[<img width="960" height="720" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7.jpeg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7.jpeg 960w, https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7-300x225.jpeg 300w, https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /><p>&#160;Sular Altında Kalan Cennet/Kılık Köyü. Gerger’in yirmi km doğusunda, Kımıl dağının biraz güneyinde, fırat nehrine nazır,dünyada hiç bir para birimiyle alınıp satılmayacak güzellikte bir köy vardı eskiden. Susuz ve kurak bir coğrafyanın dört mevsim değişmeyen şirin görüntüsüyle Suya hasret bir bölgede, su fazlası olan tarifsiz bir yeryüzü orjiniydi Kılık. Kaderi sularla çizilmiş, sularla var-olmuş, sularla &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/sular-altinda-kalan-cennet-kilik-koyu/">Sular Altında Kalan Cennet/Kılık Köyü.</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="960" height="720" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7.jpeg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7.jpeg 960w, https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7-300x225.jpeg 300w, https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/2020/11/3AED132F-E248-40CF-882E-0FB5C30F55C7-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" />
<p>&nbsp;Sular Altında Kalan Cennet/Kılık Köyü.</p>



<p>Gerger’in yirmi km doğusunda, Kımıl dağının biraz güneyinde, fırat nehrine</p>



<p>nazır,dünyada hiç bir para birimiyle alınıp satılmayacak</p>



<p>güzellikte bir köy vardı eskiden.</p>



<p>Susuz ve kurak bir coğrafyanın dört mevsim değişmeyen şirin görüntüsüyle</p>



<p>Suya hasret bir bölgede, su fazlası olan tarifsiz bir yeryüzü orjiniydi Kılık.</p>



<p>Kaderi sularla çizilmiş, sularla var-olmuş, sularla son bulmuş.</p>



<p>Henüz söylenmemiş türkü, Yazılmamış şiir, Çekilmemiş resim..</p>



<p>Yaşanmış, ve yaşanacak sevdaların sular altında bıraktığı,dünyalar güzeli</p>



<p>bir köyün hüzünlü hikayesidir Kılık köyü…</p>



<p>Elektiriğin olmadığı yıllarda, mısır buğday öğüten doğal su değirmenleriyle</p>



<p>çevre köylerin medeniyet cazibesi, can simidiydi bir zamanlar..</p>



<p>Geçen yüzyıl da yaşayan her Gergerlinin özelikle, Gerger’in</p>



<p>doğusunda yaşayan Zaza köylerin mutlaka Kılık köyü ile ilgili bir anısı vardır.</p>



<p>İsterseniz bu bağlamda çocukluğumda yaşadığım anılarımdan yola çıkarak,</p>



<p>şu anda sular altında kalmış o köye küçük bir sanal seyahat edelim.</p>



<p>Bizim köye yaklaşık on km uzak bir mesafedeydi Kılık,</p>



<p>değirmende erken sıra almak, ve dönüşü geceye bırakmamak adına, iki çuval</p>



<p>buğdayı eşek sırtına yükleyip sahur vakti kirwe Ekremle birlikte çıktık yol’a.</p>



<p>Talihsizlik ya, ninyat köyü yakınlarında bize doğru havlayarak gelen köpek sürüsünden kaçıp, bir ağaca çıkarak günün ağarmasını bekledik mecburen.</p>



<p>Sabah kaldığımız yerden yola devam ederek değirmene vardığımızda,</p>



<p>Güneş tam tepede, ve değirmenci amca ceviz ağaçlarının gölgesinde öğle namazını kılıyordu.</p>



<p>Değirmen önünde, kavak ağaçlarına bağlı yedi tane eşek demek;</p>



<p>geceyi değirmende geçireceğimizin açık ifadesiydi. Bir çuval buğdayın öğütme süresi tahmini bir saatte tekkabül ediyordu.</p>



<p>Ekremle değirmene geldiğimizi duyan köyün haylaz çocuğu cemal</p>



<p>(boğatekin) Davutla birlikte, köy’de çifte-çubuğa gitmeyen ne kadar çocuk varsa arkasına takıp değirmene getirmişti. Artık ceviz ağaçlarının altı açık hava tiyatrosu,</p>



<p>Baş rol de ise, doğuştan güldürü ustaları hilimi Ekrem ile kılıklı Davut vardı.</p>



<p>Ekrem’in, Davut’un ellinden tütün tabakasını alıp su arkına fırlatmasıyla başlayan</p>



<p>doyumsuz show, güneşin yerini alan ay ışığında, gece yarılarına kadar sürerken,</p>



<p>kavak ağaçları altından kıvrılarak Fırat nehrine akan buz gibi suların sesine karışan çocuk kahkahaları vadi’de güne dair yarım kalan ahengi tamamlamış oluyordu..</p>



<p>yüz yıl önce, eski yerleşim yeri, Düzgawan’dan orjinal ismi “berzlo”</p>



<p>olan bölgeye taşınarak, Kılık ismini alan,daha sonra, doğu ve güney doğu’da, köylere türkçe isim verme sürecinde, “geçitli” ismini aldıysa da, yerel halkın günlük yaşamda benimseyip dillendirdiği Kılık adıyla yaşam sürecini doldurup sulara gömüldü.</p>



<p>Fırat nehri çevre şehirlere hayat verirken</p>



<p>yıllarca koynunda büyüttüğü o şirin köyü baraj suları altında bıraktı.</p>



<p>Gençler metropollere giderken, elden ayaktan düşmüş memleket sevdalısı birkaç yaşlı</p>



<p>insan “mışrak” mevkiinde yedi sekiz haneli, yeni bir köy kurmuşlar</p>



<p>baraj gölünde küçük bir ada kalmış, eski kılık’a bakıp bakıp ağlar şimdi…</p>



<p>Akşamları gün kızıla çalarken Tilo’da,</p>



<p>Güneşin o eski gölge oyunları yok kımıl dağnın doruklarında&#8230;</p>



<p>Karakaya üstünden gülümseyen ay, daha hüzünlü düşüyor antik çağlardan kalma</p>



<p>Berzlo’ya. kırmızı gelincikler, mor menekşeler, aşk yerine hüzünle açıyor kırlarında</p>



<p>resimlerde kalmış eski köyün.</p>



<p>Davut şimdi hangi gurbet ellerde bilmem&#8230; Bizim köy kısmen sular altında kaldığı için, kirwe Ekrem hala köyde yaşıyor. Arada bir cepten ararım. Uzun süren her telefon görüşmesi sonunda, veda noktasında, (diyalog Zazaca) sorarım; “Ekrem ez kama?”</p>



<p>Ekrem cevap verir; “Vallay mı tı néveté.” Bedava çeviri yok. bilen bilmeyene anlatsın.</p>



<p>Bi anlık ta olsa, şehrin sahte tebessümlerine inat, Ekremle birlikte harbi köy kahkahalarına tutuluruz yeniden..</p>



<p>Kadim komşulukların göçle parçalandığı,</p>



<p>yaşanmış ve yaşanacak sevdaların sular altında kaldığı o şirin köyde,</p>



<p>ceviz ağaçları altında zamana karşı direnen yerel değirmen taşları dönmüyor artık.</p>



<p>Kılık’tan günümüze kalan tek teselli,Gerger’in</p>



<p>unutulmaz değerlerinden, merhum İzzet Aksoy’un belediye başkanlığı</p>



<p>döneminde büyük çaba harcayarak Kılık suyunu heba olmaktan kurtarıp</p>



<p>Gerger ve bazı köylerine hayat vermesi ise, dağların arkasında altı çizilecek</p>



<p>tek sevimli gelişmedir belki de.</p>



<p>GAP projesi kapsamında köyün tamamen sular altında kalmasıyla,</p>



<p>paha biçilmez topraklarından, bedelinden uzak, komik rakamlar</p>



<p>ödenerek, Kılık köylüleri ile birlikte orta fırat insanını mağdur bir şekikde, eşi görülmemiş bir göçe süren, o günkü yöneticiler; insan psikolojisini alt-üst eden,</p>



<p>o sosyal trajedinin açtığı travmaları şimdi hatırlar mı bilinmez? Kamulaştırmada uğradıkları haksızlığa inat, uzun yıllar sonra, göç ettikleri şehirlerde, özelikle Alanya, İzmit (Alikahya) ve İstanbul’da. İş hayatlarındaki başarıları ile geçmiş yönetimlere, adeta meydan okurcasına, yıkılmadık ayaktayız cevabını vermeleri de takdire şayan bir ayrıntıdır kılıklıların.</p>



<p>Bu yazılanlar bir kurgu, bir masal değil, yediğimiz ekmek, içtiğimiz su kadar gerçek.. Ve baştan sona yaşanmıştır.</p>



<p>Bu ülkede belgeseli çekilecek, kitabı yazılacak, hazin öyküsüyle, Fıratın; keban’da, karakaya’da, samsatta sular altında bıraktığı köylerin en güzeli, ve en unutulmazıdır Kılık&#8230;</p>



<p>Bendeniz anılarımdan yola çıkarak, Kılık’a dair küçük bir pencere açtım.</p>



<p>sürç-ü lisan etiysek affola…</p>



<p>CUMALİBALIKÇIOĞLU</p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/sular-altinda-kalan-cennet-kilik-koyu/">Sular Altında Kalan Cennet/Kılık Köyü.</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gergerpostasi.com/sular-altinda-kalan-cennet-kilik-koyu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GURBET</title>
		<link>https://www.gergerpostasi.com/gurbet/</link>
					<comments>https://www.gergerpostasi.com/gurbet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 16:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GERGER]]></category>
		<category><![CDATA[cumali balıkçıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gurbet]]></category>
		<category><![CDATA[hasret]]></category>
		<category><![CDATA[memleket]]></category>
		<category><![CDATA[şair adam]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gergerpostasi.com/gurbet/</guid>

					<description><![CDATA[<img width="1" height="1" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/41958882b0b111c5739ef7b22ee6b517.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" /><p>Bu şiir masal değil Züleyha, Benden çok memlekettimi anlatır Yeryüzünün herhangi bir dağ kasabasında, karşılaşırsak eğer Bir anlıkta olsa Sar beni, Unutma Yüreğinin hamağına yatır Siyah gözlerine, Dünya gözü ile bir kez bakmak, her şeye değer Siyah gözlerin bana, Yeni baştan küllümden doğmayı hatırlatır Bu şiir masal değil Züleyha, Benden çok memlekettimi anlatır&#8230; Bir gün &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/gurbet/">GURBET</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="1" height="1" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/41958882b0b111c5739ef7b22ee6b517.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" /><p>Bu şiir masal değil Züleyha, Benden çok memlekettimi anlatır<br />
Yeryüzünün herhangi bir dağ kasabasında, karşılaşırsak eğer<br />
Bir anlıkta olsa Sar beni, Unutma Yüreğinin hamağına yatır<br />
Siyah gözlerine, Dünya gözü ile bir kez bakmak, her şeye değer<br />
Siyah gözlerin bana, Yeni baştan küllümden doğmayı hatırlatır<br />
Bu şiir masal değil Züleyha, Benden çok memlekettimi anlatır&#8230;</p>
<p>Bir gün bir yerde karşılaşırsak, Bana memleket&#8217;im gibi bak<br />
Sisler içinde yüzünü, Sesler içinde, Titrek sesini tanırım ben<br />
Onurunu çiğnetme, Eğilme kimseye, Gerekirse gemileri yak.<br />
Yüreğinin dört tarafı Kaddim, Her kelimene inanırım ben<br />
Bir gün dağılır bu çetrefil karanlıklar, Şafak söker, Ufuklar ak.<br />
Bir gün bir yerde karşılaşırsak, Bana Memleket&#8217;im gibi bak&#8230;</p>
<p>Dünya hasret taşıyan bir trendir, Geçtiğim her durak bir gurbet<br />
Şehirler arası yollarda, Cebimden düşmüş bir adrestir Babam.<br />
Böyle karamsar olma Züleyha, Devran döner. Gün doğar elbet<br />
Zemheri biter, Dağlar yeşillenir, Gül gülistan olur Yöre- Oba&#8217;m.<br />
Cümle kitaplara bak, Hangi acı hangi zulüm sürmüş ilelebet<br />
Dünya hasret taşıyan bir trendir, Geçtiğim her durak bir gurbet&#8230;</p>
<p>Serçe kadar kalbime, Dağlar kadar büyük yük yükleme yine<br />
Hasret akşamlarına ince bir kar yağar, Ve üşür tomurcuklar<br />
Kadınlar mı evlerden uzaklaştı,Evler mi Kadınlar dan Anne<br />
Balkonda susuz bir çiçek gibi, Bak soluyor gülyüzlü çocuklar<br />
Gittikçe soğuyor dünya, Anla beni çok üşüyorum Anne<br />
Serçe kadar kalbime, Dağlar kadar büyük yük yükleme yine&#8230;</p>
<p>Ait olduğum topraklara/ Dünya kadar vefa borcum var<br />
Akşam Lizbon&#8217;da yatsam, Sabah biraz Gerger&#8217;li uyanırım<br />
Senin duyguların bağımsız değil, İçinde biraz harcım var<br />
Renk körlüğüme bakma, Nere de olsa ayak seslerini tanırım<br />
Bitmez tükenmez umudumsun, Sana sarsılmaz inancım var<br />
Ait olduğum topraklara/ Dünya kadar vefa borcum var..,</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
Cumali Balıkçıoğlu</p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/gurbet/">GURBET</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gergerpostasi.com/gurbet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yarım Ekmek Kokoreç</title>
		<link>https://www.gergerpostasi.com/yarim-ekmek-kokorec/</link>
					<comments>https://www.gergerpostasi.com/yarim-ekmek-kokorec/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Apr 2017 10:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[cumali balıkçıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gerger]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gergerpostasi.com/yarim-ekmek-kokorec/</guid>

					<description><![CDATA[<img width="1" height="1" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/91a25eaf0da2f49c89bc61f030405896.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" /><p>(Süleymaniye Notları) Mevsim sonbahar,hava soğuk ve yağmur yağıyordu İstanbul&#8217;a. Üstümde,Gergerli terzi Şehmus&#8217;un diktiği çiçek desenli gömlek Ayağımda, Bakkal ömer şişko&#8217;dan Aldığım ziletepe lastik ayakkabı Mahmutpaşa&#8217;dan Sultanahmet&#8217;e giderken Zahide Han&#8217;ın kapısında, Kahve rengi koli kağıdına berbat bir el yazısıyla yazılmış Bir iş ilanına takılıyor gözlerim. &#8220;Bayan Manto&#8217;da Çalışacak Vasıfsız elaman aranıyor&#8221; Hızlı adımlarla bir nefeste çıkıyorum &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/yarim-ekmek-kokorec/">Yarım Ekmek Kokoreç</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="1" height="1" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/91a25eaf0da2f49c89bc61f030405896.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" /><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>(Süleymaniye Notları)<br />
Mevsim sonbahar,hava soğuk ve yağmur yağıyordu İstanbul&#8217;a.<br />
Üstümde,Gergerli terzi Şehmus&#8217;un diktiği çiçek desenli gömlek<br />
Ayağımda, Bakkal ömer şişko&#8217;dan Aldığım ziletepe lastik ayakkabı<br />
<span xss=removed>Mahmutpaşa&#8217;dan Sultanahmet&#8217;e giderken<br />
Zahide Han&#8217;ın kapısında, Kahve rengi koli kağıdına berbat bir el yazısıyla yazılmış<br />
Bir iş ilanına takılıyor gözlerim.<br />
&#8220;Bayan Manto&#8217;da Çalışacak Vasıfsız elaman aranıyor&#8221;<br />
Hızlı adımlarla bir nefeste çıkıyorum Üçüncü kat&#8217;a.<br />
Konfeksiyon dediysem, üç dört makineli bir atölye.<br />
Getir Götür İşleri, Bakkaldan sigara, Çayocağı&#8217;ndan kahve getir<br />
Akşam bir de dükkanı süpürdün mü işlem tamamdır.<br />
Adı üstünde vasıfsız elaman,Diğer adıyla Çırak.<br />
Bu günkü gibi, SSK, Servis Yemek artı maaş yok.<br />
Hafta sonu Patron ne verirse, Allah bin bereket versin.</span></span></span></span></span></p>
<div>
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Kastamonu&#8217;lu Türkan Abla bazen zor şiparişler Vermese,<br />
her şey daha güzel olacak. Mesella bir gün oğlen yemeği için<br />
Yarım ekmek kokoreç istedi,<br />
Daha merdivenlerde inerken aklımdan düştü &#8220;Yarım ekmek kokoreç&#8221;.<br />
Mahmut paşa Camiinden,İstanbul lisesine, Gittim geldim Şener Şen gibi.<br />
O yana döndüm olmadı, Bu yana döndüm olmadı,<br />
Bir kez gitti ya, Bir daha aklıma gelmedi &#8220;yarım ekmek kokoreç&#8221;<br />
Sonra çıktım yukarı, mahcubiyet örtülü bir ses tonuyla;<br />
&#8221; Abla O istediğin şey hiç bir yerde yok&#8221;Dedim<br />
Soru almayım diye, hemen akabinde,<br />
Lehmecun getirsem olmaz mı? Dedim.<br />
Türkan Abla; Her zamanki gülümseyen yüzüyle;<br />
&#8220;Hadi git getir, Lahmacun olsun ince Cumali&#8221; Dedi.<br />
Dedim ya Üstümde Gergerli terzi Şehmus&#8217;un diktiği Çiçek desenli gömlek,<br />
Ayağımda Bakkal Ömer Şişko&#8217;dan aldığım ziletepe lastik Ayakkabı,<br />
Şehrin görüntüsünü bozuyoruz biliyorum, Ama yapacak bir şey yok<br />
Gurbet hali, Yokluk yoksuluk, Neylersin&#8230;<br />
İçimden,&#8221;Bir iki ay idare et ey İstanbul.<br />
Kimseyi mahcup etmedim, Seni de etmem göreceksin bak&#8221;Diyorum.</span></span></span></span></span></p>
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Ülkenin Çalkantılı yılları özel sektörün önü kapalı<br />
Liberal ekonominin &#8220;L&#8221;si yok<br />
Çoğu ürünü devlet fabrikaları üretiyor<br />
Övünmek gibi olmasın, köyden daha dün gelmişim<br />
Kokoreç meselesini saymasak, Hayınlık semtime uğramamış daha.<br />
Üstelik çocuk yaş&#8217;ımın Ötesinde çok saygılıyım. Allah&#8217;ın izni, Pötürgeli Bedri ustanın yardımıyla<br />
İki ay sonra Düz Makina da Astar Dikmeye başladığım gün,Cağaloğluna sığmıyorum artık<br />
Bab-ı Ali&#8217;den, Sirkeci&#8217;ye inerken. Uzaya çıkmış astronot<br />
Havasında yürürken Sarayburnunda,Denizin öbür kıyısındaki Üsküdar&#8217;ın beni kıskandığını sanıyorum.<br />
Yıllar çok çabuk geçti Abuzer<br />
Yoksulluk bitince, Her şey düzelecek sandım<br />
Meğer &#8220;mutluluğu&#8221; en çok Zenginlik öldürüyor.<br />
Velhasıl Anladım ki; Hayat&#8217;ı güzelleştiren mevki makam ev bark değil,<br />
İnsan Yüreğindeki o bakir boşluğu dolduran küçük hayal ve heyecanlardır.<br />
Hadi utanmayın! Siz de anlatın.Biliyorum sizin de böyle küçük hayal<br />
Ve heyecanlı hikayeleriniz vardır. İyi geceler efendim.</span></span></span></span></span></p>
<p xss=removed>
<span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>C Balıkçıoğlu.</span></span></span></span></span></p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/yarim-ekmek-kokorec/">Yarım Ekmek Kokoreç</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gergerpostasi.com/yarim-ekmek-kokorec/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milyon Dolar&#8217;lık Gerger&#8217;liler.</title>
		<link>https://www.gergerpostasi.com/milyon-dolarlik-gergerliler/</link>
					<comments>https://www.gergerpostasi.com/milyon-dolarlik-gergerliler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2017 13:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[alduş]]></category>
		<category><![CDATA[cumali balıkçıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[gerger]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[hamal]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[milyon dolar]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gergerpostasi.com/milyon-dolarlik-gergerliler/</guid>

					<description><![CDATA[<img width="1" height="1" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/40e135ad4548d4263fba9d3677e84e11.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" /><p>70&#8217;li 80&#8217;li yıllarda yol parasını amcadan, kirweden borç alarak geldikleri İstanbul’da, kısa zamanda nasıl zengin oldular. Hayat mı cömert davranıp, onlar için ardına kadar açtı kapılarını? Yoksa onlar mı zorladı, hayat kapılarının ardına kadar açılmasını. O coğrafya’ya aşina olmayan okurlarımız için Hikâyenin başladığı yerden, Gerger’den başlayalım isterseniz. Gerger Nemrut’la Fırat arasında, sırtını dağlara yaslamış büyük &#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/milyon-dolarlik-gergerliler/">Milyon Dolar&#8217;lık Gerger&#8217;liler.</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="1" height="1" src="https://www.gergerpostasi.com/wp-content/uploads/40e135ad4548d4263fba9d3677e84e11.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" /><p>70&#8217;li 80&#8217;li yıllarda yol parasını amcadan, kirweden borç alarak geldikleri İstanbul’da, kısa zamanda nasıl zengin oldular. Hayat mı cömert davranıp, onlar için ardına kadar açtı kapılarını? Yoksa onlar mı zorladı, hayat kapılarının ardına kadar açılmasını.</p>
<p>O coğrafya’ya aşina olmayan okurlarımız için Hikâyenin başladığı yerden, Gerger’den başlayalım isterseniz. Gerger Nemrut’la Fırat arasında, sırtını dağlara yaslamış büyük bir köy görüntüsünde, küçük ve mütevazı bir kasabadır.</p>
<p>Doğusunda Zaza’lar, batısında Kürt’ler çoğunluk teşkil etsede, Süryani ve Türk’lerle birlikte çok din&#8217;li çok dil&#8217;li mozaik bir vatan toprağıdır Gerger. İçerde küçük ve yoksul, dışarıda kalabalık ve zengin&#8230;</p>
<p>70&#8217;li yılların başında, taşra&#8217;dan büyük şehirlere yaşanan yoğun göç Gerger çarşısına da bir hareketlilik getirdi. Üstü açık Gerger kamyonları ve ikinci sınıf Adıyaman otobüsleri farklı şehirlere götürse de onları, tutundukları dal, sığındıkları son liman İstanbul oldu.</p>
<p><strong>Önceleri vasıfsız ve kimsesizdiler. Yetip gitmemek için, eski İstanbul sokaklarında HAMAL olarak çıktılar hayat sahnesine. Aç susuz, işsiz parasız kaldığı günler oldu hepsinin Vefa da, Küçük Pazar’da, hasret kokulu han odalarında yeri geldi sekiz on kişi bir ara da yattı, köyden yeni gelenler dışarıda kalmasın diye.</strong></p>
<p>Dezavantajların yanındaki, en büyük avantaj’ ise kaybedecek bir şeylerinin olmamasıydı. On’ları zirveye taşıyan sır’ın anahtarı biraz da bu kelimede saklı… Bazı yöre insanlarının doğasında, doğuştan gelen bir özgürlük vardır. Ve başkalarının yanında çalışmaktansa, küçük bir tezgâh’ta olsa kendi işiyle başlar hayata. İş dünyasına baktığınızda, Kayseri, Akseki, Gerger gibi yerler akla gelen ilk örneklerdir.</p>
<p>Demirel benzeri, vizyonsuz başbakanlar sayesinde, Askeri baskıların hüküm sürdüğü Çileli bir dönemden geçilirken, Bu ülke&#8217;nin karanlıklarına güneşten bir ayna tutan Turgut Özal çıktı siyaset arena&#8217;sına. Korku baskı şiddet, yerini güven ve özgürlüklere bıraktı. Özal&#8217;ın estirdiği liberal ekonomi rüzgârında, Gergerliler de payına düşeni aldı. İşporta&#8217;dan tekstil&#8217;e, deri sektöründen kargo&#8217;ya girdikleri her meslekte adını zirveye yazmaları zor olmadı. Bu zemini hazırlayan, Özal ve İstanbul&#8217;a teşekkür etmek gerek&#8230;</p>
<p><strong>Zenginler Lig&#8217;ine çıkanlar olduğu gibi, İşi- şansı yaver gitmeyip, yoksullar küme&#8217;sine düşenler de oldu tabii. Özellikle, 80&#8217;lı yılların iyi kazandıran mesleği (fason) Konfeksiyon iki bin&#8217;li Yıllar da tökezleyince, meslekte ısrar edenler brother makinelerinin zikzak sesleri arasında toz olup gitti.</strong></p>
<p>Bu gün Gerger&#8217;in hangi Köyü’ne bakarsanız bakın, her köy&#8217;den mutlaka, bir kaç tane milyon dolar&#8217;lık aile şirketi görürsünüz Çok şirketli köy sıralaması yapılırsa, sanırım ilk ikiye Erbawun ve Lagin girer. (Bu istatistik değil, şahsi bir gözlemdir) Milyon dolar&#8217;lık ilk kuşak, Gergerlilerin eğitim durumu bu satırların yazarı gibi İlkokul seviyesindedir. İstisnalar hariç, kitap okuma, tiyatro ve sinemaya gitme alışkanlıkları vasatın altındadır. Giyim kuşamları ne çok şık, ne çok rüküştür. Yeme içme kültürleri, Ve sosyal siyasal yaşamları genel de muhafazakâr çizgide olup, memleket eksenlidir.</p>
<p>Yıllar önce Gerger’den İstanbul’a gelirken Ellimiz cüzdanımız boş’tu Ama gönül heybemizde güzel bir şey getirdik bu kent’e. Kalabalıklar içinde kimsesiz kalmış insanlarla dolu bir şehirde, Gergerlilerin düğün ve taziyelerine gittiğinizde, İçerdeki devasa Kalabalık; size o güzel şeyin Gerger Kültürü’ne ait dostluk komşuluk ve kirvelik olduğunu yeniden hatırlatır. Büyük ve geniş bir aile’dir Gerger. Kimi baba dostlarımın çocuklarıdır, kimini okuldan, Kimini han’dan tanırım. Kimini dernekten kimini vakıftan Yazıyı çok uzatmanın anlamı yok Allah ömür ve izin verir, Tekstil beni bir gün özgür bırakırsa, bu hikâyenin aktörleriyle Konuşup ‘yaşadıklarını’ gelecek kuşaklara (Milyon dolar&#8217;lık Gergerliler) adlı bir eser Bırakmayı hayal ediyorum. İbrahim Hakkı hazretlerinin dediği gibi, Görelim Mevla neyler, Neylerse güzel eyler.</p>
<p>Güneşin yüzünü gösterdiği bu günlerde, hepinize bahar tadında Güzel bir hayat diliyorum. ALLAH&#8217;A emanet olun…</p>
<p>CUMALİ BALIKÇIOĞLU</p>
<p><img decoding="async" alt="" src="/images/haberici/cumali balıkçıoğlu.jpg"></p>
<p>The post <a href="https://www.gergerpostasi.com/milyon-dolarlik-gergerliler/">Milyon Dolar&#8217;lık Gerger&#8217;liler.</a> appeared first on <a href="https://www.gergerpostasi.com">Gerger Postası</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gergerpostasi.com/milyon-dolarlik-gergerliler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
